Türkiye’de inşaat sektörü, iki yıldan fazla süren
pandemi ve döviz kurunun yükselmesiyle oluşan maliyetlerden oldukça olumsuz
etkilendi. İnşaat sektörü 2020 yılının nisan ayıyla beraber güven endeksi 35.2 puan düşerek büyük düşüş yaşamıştı. Ayrıca yaklaşık 5 milyon istihdam dışı işçinin 700 bini inşaat sektöründen kaynaklanmıştı. 2021yılında, geçen yıla göre toparlanma sürecine giren ve yaklaşık yüzde 4 büyüme beklenen sektörde döviz kurunun yükselmesi, faiz oranlarının öngörülebilir olmaması sebebiyle fiyatları artan ham madde ve 2 yılda talepten düşük arzın olması sonucunda yaşanan bu sorunlar, emlak piyasasında bir hayli
durgunluk ve hareketliliğe neden oldu. Gayrimenkuldeki ani fiyat artışları,
kiraların yükselmesi sorunları ise baş göstermekte. Uzman gayrimenkul danışmanı
Osman Bilgin, şehirleşmekte olan bölgelerden gayrimenkul alımının önemini
vurgularken birçok tavsiye ve bilgilerde bulundu.
EMLAK
SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ HAKKINDA ÖNGÖRÜNÜZ NEDİR?
Osman Bilgin: “Emlak sektörü ülkemiz için her zaman önemli olmuştur. Yaklaşık olarak yıllık 20-25 milyar TL pazar payı sağlamaktadır. Özellikle, Türkiye’de nitelikli konutta işlenmemiş yüzde 80’lik bir pazar var yani yenilenmeye ihtiyaç duyulan binlerce eski yapıdan söz ediyoruz burada. Ayrıca halkımız kültürel olarak da gayrimenkul almaya yatkındır. Bunun nedeni ise para finansörlüğü hakkında fazla uzmanlığı olmaması sebebiyle gayrimenkul alımını en temel yatırım aracı görür. Bu yüzden emlak sektörü zaman zaman krize girse de genel anlamda gelişerek devam edeceğini söyleyebilirim.”
EMLAKTA KARLI YATIRIM NEDİR?
OB: “Öncelikle gayrimenkulde kârlı yatırım yapmak isteyenler, gelişmekte olan şehirleşmesi yüksek bölgelerden alım yapmalı. Çünkü kriz durumlarında gayrimenkuller ilk başta değerleri düşüş gösterse bile büyükşehirlerde kendi zararını kısa vadede kapatabiliyor. Bu yüzden kârlı yatırım için büyükşehir ve merkezi konumda ki gayrimenkul alımı çok önemli. Ancak şunu unutmayalım ki ne zaman alıp ne zaman sattığımız kâr bakımında çok önemli. Çünkü maliyetlerin artmasından dolayı kaynaklanan fiyat değişikliğinden, gelişmekte olan veya şehirleşmenin geleceği bir bölgeden alım yapmanın gayrimenkulünüzün değerini attırıp azaltabilecek unsurlar bulunmakta.”
GAYRİMENKULÜN DEĞERİNİ BELİRLEYEN UNUSRULAR NELERDİR?
OB: “Bir gayrimenkulün değerini belirleyen en temel unsur nüfus yoğunluğu ve merkezi olmasıdır. Nüfus yoğunluğu, merkezi konumun ulaşıma, eğitim alanına ne kadar yakınsa, bir gayrimenkulde o kadar değerli olur. Sonrasında metrekaresinden, altyapısına kadar birçok değişken bulunmakta. Ancak, temel olarak nüfus yoğunluğu ve şehirleşmiş yerde bulunması diyebiliriz.”
TÜRKİYE'DE DEĞERİ YÜKSEK GAYRİMENKUL KAPSAMINDA HANGİ BÖLGELERDEN BAHSEDEBİLİRİZ?
OB: “Bu soruyu şöyle özetleyebilirim. Nüfusu yoğun, şehirleşmesi yüksek ,sanayi bölgeleri olan yerler daha değerlidir. Örneğin, Kocaeli Yarımadası dediğimiz bölge sanayi gayrimenkulünde önemlidir. Bursa, Çanakkale gibi şehirlerde keza böyledir. Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği batıdaki malları doğuya aktarma konusunda coğrafi avantajı sanayi gayrimenkulünü her zaman dinamik tutmuştur.”
NİTELİKLİ KONUT NEDİR?
OB: “Nitelikli konut dediğimiz gayrimenkulü şöyle ifade
edebiliriz ki, yeni yapılmış veya kentsel dönüşüme uğramış yani yenilenmiş olması,
altyapı kapasitesinin yüksek, ulaşıma yakın ve eğitim alanında bulunması gibi birçok
kriteri var. Az önce de belirttiğim gibi ülkemizde işlenmemiş yüzde 80’lik bir pazar
var. Bunlar kentsel dönüşüme uğramayı bekleyen yapılar.”
GAYRİMENKÜL FİYATLARININ VE KİRALARININ BU KADAR
YÜKSEK OLMASINI SEBEBLERİ NEDİR?
OB: “Burada ki en temel sebep demir, çimento, tuğla ve
birçok hammadde ürünün fiyatlarının artışı diyebilirim. Hammadde ürünlerinde ki
bu artışlar özel inşaat sektöründe krize neden olup maliyetlerin yüksek olması
nedeniyle inşaatlar artık azalmaya, arzın düşmeye başladığını görüyoruz. Bu
sebeple talep yoğunluğunu karşılayamayan arz da fiyatları yükselten ikinci
neden. Kısaca birbirini tamamlayan bir döngü gibi fiyatlar artış gösteriyor. Belli
bir gelir kesiminin gayrimenkul alması zorlaşıyor. Şunu da eklemeliyim ki şu an
olmuş bir gayrimenkul almak daha avantajlı maliyet açısından. Ayrıca, pandemi
ile beraber boş konut bulmak zor yani arzın düşük olması sebebiyle kira
fiyatları dükkân fiyatlarını bile geçmiş durumda diyebiliriz.”
GAYRİMENKUL FİYATLARI BU GÜNLERDE DEĞERİNİ YANSITIYOR
MU?
OB: “Gayrimenkuller TL bazında yükselse bile aslında dolar
bazında gayrimenkuller değerlerinin altında. Bundan 5 yıl önce 630 bin TL’ye verdiğimiz
bir gayrimenkul yaklaşık 165 bin dolar ediyordu aynı gayrimenkul 2021 yılının
bu haftalarında TL bazında 1 milyon 200 bin TL iken döviz bazında 85.000 dolara
geriledi. Bu sebepten dolayı gayrimenkuller aslında değerlerinin altında ancak
dediğimim bu gayrimenkul tekrardan 165 bin dolar değerine ulaşması
büyükşehirde kısa vadede mümkünken gelişmemiş yerlerde zararını kapatması çok
zor. Burada en kritik nokta ise bir gayrimenkulü ne zaman aldığımız ve ne zaman
sattığımız diyebilirim.”
YABANCILARIN GAYRİMENKUL ALMASI KARŞILIĞINDA
VATANDAŞ OLMASI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
OB: “Ülkemizde artık tek rakip biz vatandaşlar değiliz
zaten. Yabancılar oldukça talep kâr şekilde gayrimenkul alımı yapıyorlar bu
durumda tabii bir süreç sonucu fiyatların yükselmesine neden oluyor. Az önce de
dediğim gibi gayrimenkullerin dolar bazında ki düşüşü yabancıların alımını daha
da kolaylaştırıyor. Bizden bir iki adım öndeler.”
SON OLARAK EMLAK SEKTÖRÜNDEKİ TEMEL SORUNLAR SİZCE
NELERDİR?
OB: “25 yılı aşkın bu sektördeki biri olarak
söyleyebilirim ki en temel sorun mesleki açıdan aracı olanlara yeterlilik
konulmaması, işi uzmanlara bırakılmaması diyebilirim. Şöyle ki, pazarın sadece
alıcı-satıcı tarafından oluşması fiyatları algı olarak çıkarmaktan öteye
gitmiyor ve bu durumda alıcı-satıcı arasında doğru bir alışverişe neden
olmuyor. Bu yüzden aracı olan biz uzmanlara danışılması doğru ticaret için çok
önemli. İkinci olarak da emlak piyasasında fiyatların düzenli olmaması da
sorunlarımızdan biri olarak görmekteyim.”