Sakarya’nın
ilçe devlet hastanelerinden biri olan Karasu Devlet Hastanesi çalışanlarıyla
yaptığım bu röportajda onların yaşadığı çeşitli zorluklar ve bunlarla nasıl
mücadele ettikleri hakkında sohbet ettik.
En az etkilenen bölüm bizdik
Pandemi
döneminde çalışma saatlerinde bir değişiklik olmadığını söyleyen teknik servis
personeli Yaşar Maç, pandemi servisindeki odalarda sıkıntı çıktığı zaman
odalara korkarak girdiklerini dile getirdi. 6 yıldır bu işle uğraştığını ve en
çok bu dönemde zorluk çektiğini söyleyen Maç, genel olarak pandemiden en
az etkilenen bölüm olduklarını ekledi.
Zor olan görevimiz pandemiyle
beraber daha da zorlaştı
Güvenlik
görevlisi Muhammet Kurt ile yaptığımız sohbette, koruyucu ekipmanların ilk
dönemlerde eksik olduğunu sonradan ise temin etmekte sıkıntı çekmediklerini
dile getirdi. Extra çalışma saatlerine maruz kaldıklarını, gece nöbetlerinin
personel eksikliği ve uykusuzlukla beraber zor geçtiğinden şikayetçi oldu.
En önemli şey iyi bir iletişim
Pandemi
döneminin ortasında mesleğe başladığını söyleyen Doktor Emine Alkan o
dönemde yeterli ekipman sağlandığını fakat çalışma saatlerinin fazla olduğunu
dile getirdi. Çok kez tartışmalara şahit olan Emine Hanım tartışmaların genel
sebebinin herkesin kendi durumunun en acil olduğunu düşünüp özel ilgi
beklemesinden kaynaklandığını söyledi. Mesleğinin en büyük avantajının iş
imkanı olmasından söz etti, en büyük dezavantajının ise yoğun çalışma saatleri
olduğunu dile getirdi. Normal şartlarda 24 saat nöbetin ardından 2 gün boşluk
verilmesi gerekirken çalışan sayısının yetersizliğinden dolayı 1 gün boşluk
verildiğini bu sebepten de çalışma saatlerinin fazla olduğunu söyledi. Buna
karşılık şiddet ve hakaretlere de maruz kaldıklarını ve asla emeğinin
karşılığını alamadıklarını ekledi. Bu meslekte en çok dikkat edilmesi gereken
şeyin iletişim olduğunu söyleyen Emine Hanım sözlerine şöyle devam etti ‘‘Evet
karşına hasta olarak geliyor ve sende ona sağlık çalışanı olarak müdahale
ediyorsun ama öncelikle o insanla nasıl iletişim içerisine girmen gerektiğini
iyi bilmen gerekiyor çünkü hasta oraya size muhtaç geliyor ve senin de ona
düzgün yaklaşman gerekiyor yaşanılan zorlukların acısını hastalardan
çıkartmamak gerekiyor çünkü her gelen hasta oraya bir şey bilerek gelmek
zorunda değil. O yüzden hastaların karşısında profesyonel olarak durman
gerekiyor o yüzden de iyi bir iletişim gerekiyor.’’ dedi.
Covid-19 sorumluluklarımızı arttırdı
Sohbetime
covid servisi sorumlu hemşiresi Saadet Albayrak ile devam ediyorum. Koruyucu ekipman
konusunda pandeminin ilk döneminde sıkıntı çektiklerini ve bununla beraber
artan çalışma saatleri ve tek başına tutulan nöbetlerden şikayetçi olduğunu
dile getirdi. Covidli hastaların psikolojik olarak çöküşte olduğunu ve bu
sebepten hemşirelerden özel ilgi istediklerini söyleyen Saadet Hanım,
hastalığın ciddiyeti nedeniyle bu isteği karşılamadıklarını ve buna bağlı
olumsuzluklar yaşadıklarından söz etti. 25 yıldır hemşirelik görevi yapan Saadet Hanım, en çok covid döneminde zorlandığını, bilinmeyen bir hastalık
olduğu için hastane olarak hazırlıksız yakalandıklarını söyledi.
Hazırlıksız yakalandık
Hemşire Ali Ünal bu döneme hazırlıksız yakalandıklarından dolayı maske, eldiven, siperlik
gibi koruyucu ekipmanları çok az temin edebildiklerini, bir maskeyle neredeyse 8
saat çalışmak zorunda olduklarını ayrıca olayın ciddiyetini
ülke olarak da farkında olmadıklarını ve
bakanlık olarak da çok hazırlıksız yakalandıklarını dile getirdi. 1.5 yıl önce
mart ayında ilk vakalar görüldüğünde hazırlık yapmaya başladıklarını ama aslında
aralık ayında çok ciddi anlamda hem gribal enfeksiyon vakalarında hem de
covidin belirtilerinin çok üst sayılarda olduğunu ama bunun kışa giriyoruz
mevsimsel grip diye yorumlandığını belirtti. Pandemi döneminde servislerde çalışan meslektaşlarının
belirli periyotlarla covid olduğunu, sağlık bakanlığının da yeni alım
yapmamasından dolayı sistemin durmaması adına sağlıklı olan meslektaşlarının iş
yükünün ve çalışma saatlerinin arttığını dile getirdi. Hastaların da bakanlığın
işleyiş sistemindeki eksikliklerden sanki sağlık personeli sorumluymuş gibi davrandıklarını
ve bu yüzden mobbing, taciz, darp ve tehditlere maruz kaldıklarından
şikayetçiydi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen güzel şeylerin de olduğunu, pandemi
döneminde özellikle, ilçemizin sivil
toplum kuruluşlarının yaklaşık 1 yıl boyunca her hafta sonunun nöbetçilerine
ikramlar gönderdiklerini, emeklerinin karşılığı olarak yapılmış bir jest olarak
değerli hissettiklerini dile getirdi. 21 yıl önce bu mesleğe başladığını ve
okulda aldığı eğitimle sahada karşılaştığı şeylerin aynı olmamasını dolayısıyla
yıllara bağlı zamanla mesleğinin hem iş yükünün artmasını hem maddi geliri
azalmasını hem de toplum nazarında saygın bir yerden daha az saygın bir yere
gelmesinden bahsetti.
Ciddi sorumluluklar ve mobbingler sağlığımı olumsuz etkiledi
Temizlik personel şefi Canan Yurttaş da herkes gibi
hazırlıksız yakalandıklarını, bundan kaynaklı olarak koruyucu ekipman
yetersizliğinden ve normalde 8 saat olan çalışma saatlerinin 12 saate kadar
çıktığından bahsetti. Covidin gerçekten korkutan bir hastalık olduğunu ve bu
hastalık ilk çıktığında hastalık kaparsa, işten eve taşırsa, ailesinin kendisi
yüzünden hasta olmasından korktuğunu dile getirdi. Temizlik personel şefi
olduğundan dolayı hastanenin tüm temizlik yükünün üzerinde olmasından bahseden
Canan Hanım bu dönemde en çok dikkat edilmesi gereken şeyin temizlik olduğunu
söyledi. Bu dönemde fazla yıprandığını ve psikolojik destek almaya başladığını,
ufak dozlarla başlayan ilaç tedavisinin orta dozlara ulaştığını dile getirdi.
Ayrıca en alt bölüm olduklarından dolayı üstlerinden gelen üstü kapalı, imalı
laflar, mobbinglerin daha çok yıprattığını, strese bağlı olarak kafasında
yaralar çıktığını ve bunu ailesine yansıttığını ve o dönemin böyle zorluklarla
geçtiğinden bahsetti. Tüm bu olumsuzluklara rağmen yaptıkları işten dolayı
teşekkür, güler yüz almanın iyi hissettirdiğini söyledi. Sözlerine devam
ederken sağlık çalışanlarına yapılan ayrımcılıktan bahsetmek istedi. Pandemi
döneminde doktorlara ek ödeme yapıldığını ama temizlik personeline bir ödeme
yapılmadığını hastanın yanına giren, çarşaflarını değiştiren, hastayla en fazla
temasta bulunan birimin onlar olduklarını ama tüm olumlu şeylerden doktorların faydalandığını
söyledi. ‘Sağlıkta çalışanlar deyince tüm personel sağlıkta çalışandır. Ama ek
ödemeye sıra gelince temizlik personeli hiçbir şey değil sadece doktorlar ön
planda’ diyerek ayrımcılığa tepki göstermek istediğini dile getirdi
Son olarak da Öz Sağlık-İş Sendikası Sakarya Şube
Başkanı Ahmet Kamil Bilgin ile görüşüp sendika hakkında ve sağlık
çalışanlarının sorunları hakkında bilgiler aldım.
Sendikanın aslında var olan çalışanların, işçilerin, emekçilerin, hak ve menfaatlerini korumak için kurulmuş tüzel kişilikler olduğundan bahseden Ahmet Bey, sendikanın genel anlamda yasalara karşı çalışanların hak mağrubiyetine uğrayacağı süre içerisinde onların yanında olması, çalışanların ücretlerine, sosyal haklarına katkı sağlamak, çalışanlarla iş verenler arasında köprü oluşturmak için kurulmuş olan demokratik bir kitle örgütü olduğunu dile getirdi. İş koluna göre istenilen sendikaya üye olunabileceğini fakat bir işletmede hangi sendikanın yüzde 50+1 üyesi varsa o işletmede o sendikanın sözleşme yapma yetkisinin ve söz sahibi olacağını söyledi. Diğer sendikalara üye olan çalışanların bulunduğu sendika o iş yerinde söz hakkına sahip olmayacağını ve diğer çalışanların da sözleşmeden yararlanabilmesi adına iş verene dayanışma aidatı ödeyerek sendikaya üye olmadan sözleşmelerden yararlanabilmeyi isteyebilir veya söz hakkı olan sendikaya üye olunabileceği şeklinde konuştu. Son olarak da sağlık çalışanlarının pandemi döneminde nasıl etkilendiklerine dikkat çekmek istedi. Sağlık personelinin pandemi döneminde covidli hastaya birebir aynı odada yemeğini, ilacını verdiğini, teknik servisin odadaki arıza için odaya girmek zorunda kaldığını, temizlik personelinin başlı başına zaten sağlık personeli gibi olduğunu ve personel yetersizliğinden dolayı herkesin görev tanımının birbirine kaymış vaziyette olduğunu, en zayıf halkanın da temizlik personeli ve her şeyi de onlar üstlendiğine değindi. Pandemide sağlık çalışanlarına verilen ek ödemeden faydalanamayan temizlik personeli için sendika olarak bunu bakan beye defalarca ilettiklerini ancak 20 aydır oyalandıklarını dile getirdi. Hala bir ödeme yapılmamasından rahatsızlık duyan Ahmet Bey bu ayrımcılığa bir an önce son verilmesini tekrar tekrar dile getirmekten şikayetçi olmadığını söyledi.