Kocaeli Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı bizleri makamında ağırladı.
Kocaeli Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı,sıcak kanlılığı ve mütavazi kişiliğiyle Süleyman Demirel Kültür Merkezinde bizleri ağırladı.Yoğun temposuyla yeni tiyatro oyunlarına hazırlanan Aydın Sigalı sorularımızı cevapladı.
Kocaeli’nde
tiyatroya ilgi sizin gözünüzden nasıl?
Aydın Sigalı:"Kocaeli bu konuda
Türkiye çapında yeterliliğini ispatlamış şehrimizdir.Tiyatro noktasında önder
kentlerden birisidir.TÜİK’in verilerine göre Kocaeli nüfusa oranla en çok
tiyatro izlenen şerimizdir.Yine Kocaeli nüfusa oranla tiyatro seyretmeye giden
üçüncü ilimizdir.Bu çok ciddi bir başarıdır.Turneler ve özel tiyatro seyirci
kitleleri haricinde yirmi beş yıldır perde açan Kocaeli Şehir Tiyatrolarının bu
noktada payı büyüktür.Bu anlamda doğru bir yerde ve doğru kitleye tiyatro
yaptığımızı düşünüyoruz.Kentimizde bulunan üniversite ve okur yazar oranının
yüksek olması tiyatro sevdasının çok olduğu sonucu çıkarılıyor.Bu anlamda benim
görüşüm mutluluk verici.Yaptığımız iş doğru iş ve karşılığı bulunuyor.Yanlış
yapsakta karşılığı çıkıyor .Kentimiz sayesinde kendimizi
yenileme,eleştirme,tazeleme eleştiriye açık bir şekilde seyirciyle iç içe
olabildiğimiz bir yerde buluyoruz.Örneğin şehirde yürürken seyircimizle
karşılaşma fırsatı bulyoruz ve eleştirileri birebir ağızdan da
dinleyebiliyoruz.Bu durumda Kocaeli çok imkanlı ve tiyatro yapma zevki yüksek
bir kenttir."
Yasaklardan
sonra ilk oyunda ki hissettikleriniz?
Aydın Sigalı:"Aslında iki aşaması var
birincisi tabiki mutluluk ve seyirciyle buluşma hazzı tabi ikinci aşamada
tedirginlik,her an her şey olabilir keza oluyor da ama biz bu duruma alışmayı
öğrenmeliyiz.Her işin kendine göre zorluğu vardır ve bazen pandemi ülkenin
gündemi olabilir ,bazen ekonomik sıkıntılar ülkenin gündemi olabilir, bazen
Allah korusun afet durumları olabilir ama her koşulda da tiyatroya ihtiyaç
vardır.Tiyatro her zaman insanın moral motivasyon anlamında ulaşabileceği yerde
olmalıdır bu durumda biz her koşula ayak uydurabilmeliyiz.İlk buluşmamız çok
heycan vericiydi.Seyirciye selam verdikten sonra neredeyse gözlerden yaşlar
akıcaktı.Bir buçuk sene ardından seyircimizi özlemiştik seyircimizde aynı
şekilde bizleri özlemiş.İlk zamanlar mesafeli oturma düzeni olduğu için:
“Ustalarla Yan Yana” sezonu adını verdik.Vefat etmiş üstadlarımızın
fotobloklarını seyricilerimizin yanına oturttuk böylelikle sahneden bakınca
salonumuz doluydu.Yarısı tiyatro üstadlarıydı yarısı ise günün seyircisiydi bu
durum güzel bir bütünleşme sağladı.Bazı seyircilerimiz bilet alırken özellikle
yanına oturmak istediği üstadın ismini belirterek güzel anektodlara
değindi.Gelen seyirci üstadlarla özçekim yaparak hem tiyatromuzun sosyal medya
hesabını hareketlendirdi hem kendisine iyi bir anı üretti.Biz ise hocalarımızın
gözetiminde pandemi sürecinde tiyatro yaptık.Şimdi ise mesafeler kalktığı için
tam kapasite seyrci alıyoruz".
Pandemiyle
tam kapanmanın sizde ve oyuncularda gözlemlediğiniz etkiler nasıldı?
Aydın Sigalı:"İlk
anda şoka girdik ne olduğunu anlayamadık çünkü tam da prömiyerimizin öncesiydi
Vişne Bahçesi hazırlığının içindeydik.21 Martta prömiyerimiz vardı 11 Marta
pandemi ilan edildi ve kapanma süreci başladı.Çok tedirgin bir şekilde
evlerimize çekildik ve ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık.Fuayemizde
önlemler alarak üç’er metre mesafeler koyarak toplantılar düzenlemeye
başladık.Bu aşamada derhal üretimin içinde olmamızın gerektiğinin farkına
vardık.Çünkü hayat öylede olsa devam ediyor ve seyircimizle bağı kopartmamamız
lazımdı.Seyirciyle bağ koptumu tekrardan tamir edilmesi zor oluyor.Pandemi de
olsa tiyatro sanatının ögeleriyle şekil değiştirerek yani daha dijital
ortamlarda daha açık alan ortamlarda olmak üzere bir şeyler yapmamızın gerektiğinin farkına
vardık.Hemen ardından çekim kalitesi olarak en kaliteli oyunumuz Machbet’i
dijital ortamda 27 Mart Dünya Tiyatrolar Gününde online yayınladık.Burda ki amacımız merak
etmeyin demekti.Şehir Tiyatrosu kurum olarak bu süreçte üretime devam edicek bu
durumların geçeceği mesajını vermekti.Çok ilgi gördü.İlk online oyunumuz Machbet
bin yüz haneye ulaştı.Kurumsal anlamdada bunu ilk biz gerçekleştirdik.Bunu
devam ettirme kararı aldık ve her hafta yeni bir oyunumuzu cumartesi günleri
yayınlamaya başladık.Çarşamba günleri ise çocuk oyunları yayınladık.Bir
oyunumuzuda Frankfutta yapılan online çocuk oyunu festivaline gönderdik,orada
yayınlandı.Haziran ayında ise kısmi açılma kararı alınınca yeni bir oyun
ürettik açık alan için.Mesafeli Kabare adında oyunumuzu 4 Temmuzda Seka parkta
sergiledik.Bu da dünyada bir ilkti çünkü pandemiyi anlatıyordu.Oyunumuz pandemi
sürecini biraz güldürü ve müzikle birlikte anlatarak halkımıza moral ve
motivasyon olmaya çalıştık.Oyunumuzun çocuk oyunu uyarlamasını da yaptık
Yaramaz Notalar adında ve oyunlarımızı on iki ilçeye götürdük.Sonrasında her
Salı Nostaljik Oyun Günleri adında eski oyunlarımızı yayınlamaya başladık ve
bunlarda çok ilgi gördü.Radyo tiyatrosu yapalım dedik radyo tiyatrosu
yayınladık.Sonrasında da Türkiye’de her yer tam kapanmadayken kapalı alanda ilk
canlı yayın oyunumuzu oynadık.Sahnemizde Şahin oyunumuzu oynarken o sırada
yayında tüm dijital plartformlara verildi aynı zamandaTV41 ve KOCAELİTV’de
canlı yayın yapıldı.Önceki hissiyatımıza da dönecek olursak korktuk ama
mücadele etmemiz gerektiğinin bilincine vararak tüm önlemleri alıp işimizin
başına geldik.Bizim için bi yandan pandemi kıymet oldu.O sahne ışığı parlarken
eksiklerinizi,hatalarınızı ve yanlışlarınızı göremiyorsunuz.Işıklar söndüğünde
biz eksiklerimizin farkına vardık.İç dünyamıza döndük ve kendi tamiratımızı
yaptık.Pandemi eksiklerimizi görme ve düzeltme noktasında bir fırsat kıldı.Hala
daha eksiklerimizide kapatmaya çalışıyoruz."
Sezonun
üçüncü Prömiyeri Aradığın Seni Arayandır oyununda ki düşünceleriniz nelerdir?
Aydın Sigalı:"Sezonun üçüncü, göreve
geldiğim günden buyana ise iki buçuk senede
on yedinci prömiyerimizdi ki bu iki buçuk senenin bir buçuk senesi pandemi, bu
çok büyük bir rakam.Üretimi özleyen ,tiyatro yapma isteği olan insanlarla doğru
oturtturulmuş bir randımanlı sistem.Biz bunu yaparken hep aynı oyuncularla da
yapmıyoruz ekibi dengeli bir şekilde dağıtıyoruz ve böylelikle iş gücünü
dengeliyoruz. Fazla repertuara hizmet ediyoruz.Bununla birlikte başkanımızın
göreve geldiğinden beri bize talimatı vardı:”Yelpanenizi geniş tutun,tabi
klasik oyunlar da oynayacaksınız ama yeni yazarlar da keşfedin bizim
kültürümüzü anlatan oyunlar da yazın, o oyunları da oynayın,halkın her kesimine
hitap edin,tiyatrosuz kimse kalmasın .” diye taleplerini dile getirdi.Bunlar
çok önemli detaylar.Burası Şehir Tiyatrosu ama biz adına artık Şehrin Tiyatrosu
diyoruz.Şehrin Tiyatrosu olmak her farklı oyunlarla seyirciyi yetisine
almaktır."
Vişne
Bahçesi oyunuyla Kocaeli’ni İstanbul Tiyatro Festivalinde temsil ettiniz.Bu
konuda ki düşünceleriniz ve hisleriniz nelerdir?
Aydın Sigalı:"On
beş yıldır katılamadığımız bir festivalden bahsediyoruz yirmi beş yıllık bir
tiyatroyuz ama on beş yıldır katılamıyoruz.Ben buraya geldiğimden beri ilk
çalışma gününden itibaren bir hedef koydum İstanbul Tiyatro Festivaline
katılmalıyız.Bunun için tabi önce proje üretmek zorundasın projeninde ilgi
çekmesi lazım.Bu anlamda da bu durumu yönetmenle sağlayabilirsiniz ve oyunu
doğru seçmeniz gerek.Biz bu iki doğruyu sağladık.Oyun ve yönetmenimizi doğru
seçtik.Vişne Bahçesi ve Mehmet Birkiye.Çehov ustası olarak anılan Mehmet
Birkiye Kocaeli’nde oyunu yönetmeyi kabul etti.Pandemi öncesi festivale gitmeye
kabul edildik ama bu sene nasip oldu.Ataşehirde Das Das sahnede oynadık.Müthiş
bir ilgiyle karşılaştık duyduğumuz övgüleri anlatamam.Son derece tiyatro
sevgisi ve iyi bir tyatro izleyicisi olan seyirciler yıllardır böyle bir şey
izlemedik tepkisiyle karşımıza çıktı.Kocaeli’nin zaten içindeyiz ama
İstanbul’da böyle festivalde oynamak için biyi bir vizyon gerek.Oranını
seyircisi biraz daha eleştirel bakıyor.Çok güzel eleştiri aldık.Derhal tekrarını
da Ocak ayında yapacağız.İstanbul kökenli hatrı sayılan ödüller alacağımızı
düşünüyoruz ya da aday olacağız.Bu anlamda İstanbul da biraz daha sahne
alacağız.Bizim için çok önemliydi.En son 2006 da benim oynadığım Godot’u
Beklerken oyunuyla katılmıştık.Yıllar yıllar sonra şimdi sanat yönetmeni
olduğum, tasarımlarını planladığım,buluşmalarını sağladığım Vişne Bahçesiyle
tekrar katılmayı planlıyorduk ve öyle güçlü buluşma oldu ki bu seneyede teklif
alacağımızı düşünüyorum.İstanbul Tiyatro Festivali seçkisi zor bir festivaldir
ve bu zorlu seçkinin içinden de alnımızın akıyla da çıkmış olmak bizi son
derecede mutlu etti."
Unutamadığınız
yönettiğiniz veya oynadığınız oyun var mıdır,varsa nedeni nedir?
Aydın Sigalı:"Aslında unutamadığım
değil de hala daha sahnede olan bir oyun var Fareler ve İnsanlar.Yönettiğim
oyundur.Bende çok etkisi olan bir oyun.Konservatuar yıllarında birinci sınıfta
bitirme
sınavımızda
Fareler ve İnsanlar oyunundan bir sahne çalışacaktık.İlk sınıfta olmamızın
verdiği heycanla çok derin bir araştırmanın içine atarak kendimizi ve tam
puanla geçtik.Okuldan mezun olduktan sonra bitirme sınavını vermemiz gerekiyor
bizde dedik ki birinci sınıfta yaptığımız Fareler ve İnsanları tekrar
çalışalım.Bakalım eğitimimiz bize ne kattı ve ondan da tam puanla geçtik.Yaptığımız
iş daha tiyatroya uygun olmuştu.Eskişehirde tiyatro açtık o sırada da Kocaeli
Şehir Tiyatroları kadro açmıştı İzmitte sınav vardı.Önemli juriler vardı:Işıl
Kasapoğlu,Kenan Işık,Zuhal Olcay,Hülya Nutku ve birkaç önemli isim daha
vardı.Elimizde de hazır çalışılmış oyun varken parçamı ordan seçtim.Fareler ve
İnsanlardan çalıştığımız sahneyi oynadık ve buranın sınavını kazandık.Demekki
ortalamanın biraz daha üstünde bir çalışma yapmışız.Oyunda oynadığım karakter
artık benimle çok özleşmişti.Yıllar sonra da sanat yönetmenimiz Mehmet Çevik
arkadaşımız oyun yönetmek ister misin dedi bende Fareler ve İnsanları
söyledim.Yönettimde Volkan arkadaşımız benim oynadığım karakterin üstesinden de
çok iyi geldi ve altı sezondur kapalı
gişe oynuyoruz.Bu durum unutulmazın içine attı.Bunun yanında Sokağa Çıkma
Yasağında ki 342 karakteri,Çıkmaz Sokaka Çocuklarında oynadığım Harold
karakteri benim için unutamadığım karakterlerdi."
Son
olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?
Aydın Sigalı:"Tiyatro,sahne sanatları
üstünde halkın her kesimine ulaşabilecek en açık sanat dalı.Tiyatro ilgi duyan
herkesin anlayabileceği ölçekte durur.Bu anlamda tiyatro kurumları ve
oyuncuları seyircinin düşünmesine ve pozitif motivasyonunun yükselmesine
yardımcı olmalıdır.Kurumsal tiyatroların en önemli amacı şehrin her kesimine
ulaşmaktır,seyirciye bir şeyler katmaktır.Kocaeli Şehir Tiyatrosu olarak bizim
politikamızı bu belirliyor yani seyirci belirliyor ve bu bizi çok mutlu
ediyor.Bu anlamda kentle uyumlu olmak olmazsa olmazımızdır.Biz
görevimizin,ödevimizin başındayız , seyircimiz yalnız bıramadığı sürece de bu
sene yirmi beşinci yılımızı kutlayacağız umarım nice yirmi beş yıllarını da
göreceğiz.Ümidim yüz yılı devirmiş bir tiyatro olarak kent o gün ki
kutlamalarını,tiyatro sevdasını yaşayabilir.Zaten de olacaktır."