Ömer Ardaman sağlık sektöründe çalışmanın düşünüldüğü gibi kolay olmadığını bizlere açıkladı. Ardaman'ın İzmit Semt Polikliniği önünden Sabri Yalım Parkına kadar yürüyerek gerçekleştirdiği tek kişilik "Yönetemiyorsunuz Tüketiyorsunuz" adlı eylemiyle özelikle korona yüzünden artan sağlık çalışanlarının yüküne dikkat çekti. Ardaman'nın da katılım sağladığı Türk Tabipler Birliği ve Tabipler Odaları'nın düzenlediği "Beyaz Yürüyüş" eyleminin ilk durağı olan Kocaeli'de sağlıkçılarımız sorunlarını dile getirdi. Sağlıkçılarımızın sorunları çözülmediği sürece bu tarz ve benzeri eylemler devam edecek gibi gözüküyor.
"BÜTÜN SAĞLIK ÇALIŞANLARINI KAPSAYAN BİR İYİLEŞTİRME BEKLİYORUZ"
Ardaman sağlıkçıların ücreti hakkında çıkan gelişmeleri açıkladı. Zammın söz konu bile olmadığını, belli bir kısım doktorların performans ücretlerinin hazineden tahsis edileceğini söyledi. Kararın düzenlenmek üzere geri çekildiğini belirtti. Ardaman: "Türkiye Tabipler Birliği olarak en başından beri istediğimiz sağlık çalışanlarının ek ödemesinin 3 bin 600 liraya, doktorların ise 7 bin 200 liraya çıkmasını istiyoruz. Kısacası bütün sağlık çalışanlarını kapsayan bir iyileştirme bekliyoruz." dedi.
EN AZ 20 DAKİKA
Türkiye'de uygulanan kısa muayene süreleri konusunda ise Ardaman: "Dünya Sağlık Örgütü'nün belirttiği gibi muayene süresinin en az 20 dakika olası gerektiğini düşünüyorum." dedi. Ardaman, nitelikli bir tedavi sürecinin gerçekleşmesi için muayene sürecinin sanıldığı kadar önemsiz olmadığının altını çizdi. Ardaman: "Toplumumuzda popüler olan anlayışın aksine alelacele yapılan muayenelerin geneli hastaya hiçbir fayda sağlamaz." dedi.
UYKUSUZ GEÇEN GECELER
Ardaman, sağlıkçılarımız genel kanı aksine çok uzun saatler boyunca çalıştığını dile getirdi. Nöbet sürelerimizin 24 saat üzerine çıktığı zamanlar da oluyor fakat nöbetin dolmasına rağmen çıkamadığımız durumlarda Avrupa'daki gibi ek bir ödeme almıyoruz diyerek sağlıkçılarımız mağduriyetini belirtti.
"SU İÇMEYE KORKUYORDUK"
Ardaman, korona döneminde giydikleri tulum ve koruyucu ekipmanların giyilme ve çıkartılma süresinin yarım saati aştığını tuvalete gitmemek için sağlıkçıların su içmeye bile korktuğunu söyledi. Ardaman bizlere sağlıkçıların fedakarlıklarını şu şekilde açıkladı "Hasta yoğunluğu çok fazlaydı bu yüzden çoğu sağlıkçıya hastalık bulaştı ve çoğu sağlıkçımız hayatına mal olsa bile hastalarını yalnız bırakmadı."
CANIMIZIN KIYMETİ YOK
Ardaman'a göre koronanın mesleki hastalık olarak kabul edilmemesinin sebebi devletin ciddi tazminatlar ile karşılaşmak istememesidir. Neredeyse bütün dünyada mesleki hastalık olarak kabul görmesine rağmen Türkiye'nin bu tavrı sağlıkçıları canının kıymetini hiçe sayıyor diyerek üzüntüsünü belirtti.
YASALARIN CAYDIRICILIĞI YOK
Ardaman, şiddetin sadece sağlık alanında değil her alanda olduğunu hatırlattı. Şiddetin affedilebilir bir yanı olmadığını ve ciddi yasaları çıkması gerektiğini söyledi. Ardaman: " Maalesef şiddet konusundaki yasalarımızın caydırıcılığı çok düşük düzeyde. TBB olarak daha caydırıcı yasaların çıkması gerektiği fikrini Sağlık Bakanlığı'na sunduk." dedi.
NİTELİKLİ EĞİTİM NİTELİKLİ ÇALIŞAN
Ardaman, hastanelerimizdeki çalışan sayısı bakımından Avrupa standartlarının oldukça gerisindeyiz dedi. Ardaman'a göre sağlık çalışanın sayısındansa sağlık çalışanlarının nitelikli sağlık çalışanı olması daha önemli .Ardaman: "Her yere üniversite açarak bu gereksinimi karşılayamazlar." diyerek nitelikli çalışanın önemi konusundaki fikrini bu sözü ile destekledi. Ardaman, mevzubahis fakültelerde verilen eğitimin nitelik bakımından yetersiz olabileceğini düşünüyorum diye ekledi.
"GELİŞME GÖSRERİYORUZ"
Ardaman, hastane ekipmanları konusunda eksikler var ama kötü bir durumda olduğumuzu düşünmüyorum diyerek durumun aslında vahim derecelerde olmadığını belirtti. Ardaman: "Eksiklerimiz tabii ki var ama gelişme gösteriyoruz." dedi. Ardaman bu sözleri ile olumlu yönde gelişmeler olacağı hissiyatını verdi.
ŞEFAFLIK İSTİYORUZ
Ardaman, devletin sağlık harcamaları için ayırdığı 77milyar 615 milyon lira için ise ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu düşünüyorum dedi. Bu düşüncenin sebebini belirlenen bütçe içerisinden ödenecek kira borçları çıktığı zaman geriye ne kadar bir bütçe kalacağı meçhul diyerek açıkladı. Ardaman: "Bu konuda ayrılan paranın nerelerde ve ne kadar harcandığı açıklanmıyor." diyerek devletin bu konuda bir şeffaflık geliştirmesi gerektiğini söyleyerek sohbeti sonlandırdı.